Test ve Quiz 3 dk okuma Tufan Ilgaz
Alışveriş Hazırlığı Testi: Listeyle mi, İçgüdüyle mi?
Harcanan paranın büyük bölümü mağazaya girmeden önce belirlenir. Sekiz soruluk test, alışveriş öncesi alışkanlıklarınızı görünür kılıyor.
Alışverişte harcanan paranın büyük bölümü, aslında mağazaya ya da siteye girmeden önce belirlenir. Hazırlıklı gidenle içgüdüsüne güvenerek çıkan kişi, aynı bütçeyle bambaşka sonuçlar alır. Aşağıdaki test, alışveriş öncesi alışkanlıklarınızı görünür kılmayı amaçlıyor. Kendinizi yargılamadan, gerçekten ne yaptığınızı düşünerek cevaplayın.
Sekiz soru var. A cevapları 1, B cevapları 2, C cevapları 3 puan. Sonuç, ne kadar tutumlu olduğunuzu değil, ne kadar hazırlıklı olduğunuzu gösterir; bunlar birbirinden farklı iki şeydir.
Sorular
1. Markete gitmeden önce ne yaparsınız? A) Doğrudan çıkarım. B) Aklımdan birkaç şey geçiririm. C) Yazılı liste hazırlarım.
2. Evdeki dolabı ne sıklıkla kontrol edersiniz? A) Neredeyse hiç. B) Ara sıra. C) Alışveriş öncesi mutlaka.
3. Bir kampanya gördüğünüzde ilk tepkiniz nedir? A) Kaçırmadan alırım. B) Bir düşünürüm. C) Birim fiyata bakarım.
4. Aç karnına alışverişe çıkar mısınız? A) Sık sık. B) Bazen. C) Kaçınırım.
5. Pahalı bir ürünü almadan önce ne kadar beklersiniz? A) Beklemem. B) Bir gün düşünürüm. C) Birkaç gün, fiyat da takip ederim.
6. İnternette sepete eklediğiniz ürünlerle ne yaparsınız? A) Hemen öderim. B) Bazen bekletirim. C) Bir gün bekletir, sonra gözden geçiririm.
7. Aylık alışveriş harcamanızı biliyor musunuz? A) Hiçbir fikrim yok. B) Kabaca tahmin ederim. C) Yaklaşık rakamı bilirim.
8. Kasada listenizde olmayan ne kadar ürün olur? A) Yarısından fazlası. B) Birkaç tane. C) Neredeyse hiç.
8-12 puan: Anlık kararlarla ilerliyorsunuz
Alışverişi planlamak yerine o anki ihtiyaç ve isteklere göre hareket ediyorsunuz. Bu yaklaşım zaman kazandırıyor gibi görünse de çoğu zaman aynı ürünü ikinci kez almanıza, evde bozulan gıdaya ve bütçe sürprizlerine yol açar. Başlangıç için tek bir alışkanlık yeterli: markete çıkmadan önce buzdolabının fotoğrafını çekmek. Kulağa basit geliyor ama gereksiz alımların önemli bir kısmını engeller.
13-19 puan: Yarı planlı bir profil
Bazı konularda dikkatlisiniz ama sistem henüz oturmamış. Muhtemelen liste yapıyorsunuz fakat listeye tam sadık kalmıyorsunuz, ya da fiyat karşılaştırması yapıyorsunuz ama sadece büyük alımlarda. Bu profildeki kişiler için en etkili adım, alışverişi belirli bir güne sabitlemek. Rastgele ve sık girilen market, plan yapmayı imkânsız hale getirir; haftada bir kez yapılan alışveriş ise doğal olarak liste gerektirir.
20-24 puan: Hazırlıklı alıcı
Alışverişe girmeden önce ne alacağınızı, ne kadar ödeyeceğinizi ve neden aldığınızı biliyorsunuz. Bu disiplin uzun vadede ciddi fark yaratır. Dikkat edilecek tek nokta, planlamanın kendisinin yük haline gelmemesi. Her küçük harcamayı hesaplamak zaman ve zihinsel enerji tüketir; büyük kalemlerde titiz, küçüklerde esnek olmak daha sürdürülebilirdir.
Hazırlığın en çok işe yaradığı anlar
Planlı alışverişin faydası her durumda aynı değildir. Haftalık gıda alışverişinde liste, kayıpları doğrudan azaltır. Teknoloji ve beyaz eşya gibi büyük alımlarda ise asıl kazanç bekleme süresinden gelir; birkaç günlük gecikme hem fiyat değişimini görmenizi hem de gerçekten ihtiyacınız olup olmadığını anlamanızı sağlar.
Giyimde ise en etkili yöntem, dolabı bilmektir. Neyin eksik olduğunu bilmeden yapılan alışveriş, birbirine benzeyen ama hiçbiri tamamlanmayan parçalarla sonuçlanır. Test sonucunuz ne olursa olsun, tek bir alışkanlığı düzenli hale getirmek, on tanesini birden denemekten daha iyi çalışır.
Hazırlığın bir de görünmeyen faydası var: karar yorgunluğunu azaltması. Mağazada ya da uygulamada her ürün için baştan karar vermek zihni yorar, yorulan zihin de en kolay seçeneğe yönelir. Önceden verilmiş kararlar bu yükü ortadan kaldırır ve alışveriş, kısa bir uygulama işine dönüşür.
Son olarak, planı katı bir kurallar listesi haline getirmemek gerekir. Listede olmayan ama gerçekten canınızın çektiği bir şeyi almak bütçeyi bozmaz; bozan şey, her seferinde listenin dışına çıkmaktır. İyi bir alışveriş alışkanlığı, kendini cezalandırma üzerine değil, çoğu zaman işleyen bir düzen üzerine kurulur.